Ana sayfa » Tecvid Dersleri » 1. Ders – Tecvid Nedir?

1. Ders – Tecvid Nedir?

Tecvid Nedir?

Tecvid nedir ?: Tecvid kelime manası güzelleştirmedir. Kur’an-ı güzel okuyana kur’an-ı güzelleştirdi manasında ”mucevvid” denir.

Terim manası ise: Her harfin hakkını vererek zat ve sıfatıyla(kalın,ince vs.) ağızdan doğru bir şekilde çıkmasıdır.

Tecvid’in Hükmü Nedir?

Tecvid pratik ve ilmi olmak üzere ikiye ayrılır

a) Pratik Tecvid: Kur’anı tecvidli okumak her Müslüman erkek ve kadına farz-ı ayndır.

b) İlmi Tecvid: Tecvid ilmini öğrenmek farz-ı kifayedir. Yani bazılarının o ilmi elde etmesiyle diğerlerinin o ilmi öğrenme zorunluluğu kalkar.

Konuyla alakalı alimlerin ve hasseten bu ilmin piri olan imam cezeri kur’an ilmine dair yazdıkları kitaplarında Kur’an ve sünnetten delillerle Kur’an’ın tecvidli okunmasının farziyetine işaret etmişlerdir.

“Kur’ân’ı tertil üzere oku.” (muzemmil-4) Ayeti bu hukme isaret eden en onemli ayettir.

Elmalılı M. Hamdi Yazır bu ayetın tefsirinde bu hükmü açıklıyor:

TERTÎL,

bir şeyi güzel, düzgün ve tertip ile kusursuz bir şekilde açık açık, hakkını vererek açıklamaktır.

Kur’ân’ın tertili de böyle her harfinin, edasının, tertibinin, mânâsının hakkını doyura doyura vererek okunmasıdır. Burada emrinden sonra mastarıyla vurgu yapılması da bu tertîlin en güzel şekilde olmasının arandığını gösterir.

Bir söz aslında ne kadar güzel olursa olsun gereği gibi güzel okunmayınca güzelliği kalmaz. Güzel okumasını bilmeyenler güzel sözleri berbat ederler.

Sözün tertîl ile güzel söylenmesi ve okunması ise sade ses güzelliği ile gelişi güzel eze büze şarkı gibi okumak, saz teli gibi sade ses üzerinde yürümek kabilinden bir musıkî işi değildir.

Kelimelerin dizilişinin mânâ ile uyum sağlaması ve dilin fesahat ve belağatı hakkıyla gözetilerek ruhî ve manevî bir uygunlukla, yerine göre şiddetli, yerine göre yumuşak, yerine göre uzun, yerine göre kısa okuma, yerine göre ğunne, yerine göre izhar, yerine göre ihfa, yerine göre iklâb, yerine göre vasıl, yerine göre sekit veya vakıf;

Kısacası bütün maksat, mânâyı duymak ve mümkün olduğu kadar duyurmak olmak üzere tecvid ile okuma işidir. Bunun için Kur’ân okurken tertîl ve tecvid gerekir. Tecvid de, kaf çatlatmak derdiyle, çatlatmaktaki mânâyı kaybetmek değildir. (Elmalılı)

Ayetin orjinalinde kullanılan “tertil” sözcüğü tok sesle, “tecvid” kuralları uyarınca her harfi doğru biçimde seslendirmektir. (Fi zilal)

Bu ayetteki tertil üzere oku emrinden tecvidin farz olduğu hükmü çıkarılmıştır.

Tecvid İlmi Nereden Gelir?

Pratik(ameli) tecvid Allah kur’an-ı ilk indirdiğinde Cebrail (a.s.) vasıtasıyla efendimiz(s.a.v.)e O’nun da sahabeye Onlardan da günümüze kadar tevaturle gelmiştir.

Tecvid İlminin Gayesi Nedir?

Kur’an-ı tecvidli okumanın gayesi Allah’ın kelamında dilin sürçüp yanlış yapmasını ve bu yolla Kur’anın tahrifini engellemektir.

Bazı Önemli Notlar:

*Kur’ânı Kerîm’in okunuşunda takip edilen usul ve ölçüler, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sallallâhu ‘aleyhi vesellem) ‘in, âyetleri kendisine indirildiği şekliyle okumaları ve uygulamaları ile tespit edilmiş ve günümüze kadar aktarılmıştır.

*Zamanla, alimler tarafından derlenmiş, Kıraat ve Tecvid kuralları olarak sistemi belirlenmiştir. Günümüzde, biz de dahil olmak üzere, müslümanların büyük çoğunluğu, Hafs’ın İmam Asım’dan naklettiği sistem ve ölçülerle Kur’ânı Kerîm okumaktadırlar.

*İşte, Kur’ânı Kerîm harflerinin aslına uygun okunuşları ve okuma esnasında uyulması gereken birtakım usul ve ölçüleri Tecvid İlmi, belli başlıklar altında inceler. Burada, özet halinde bu kurallardan bahsedeceğiz.

*Tecvid kuralları sadece Kur’ân-ı Kerîm okurken uygulanır. Diğer Arapça metinler için böyle bir gereklilik yoktur.

 Tecvid ilmi hakkında genel bilgileri verdikten sonra, tecvid ilmi ile alakalı her zaman başvurulan bir kaynak olan İbnü’l-Cezeri’nin Mukaddime adlı eserinde bu konunun nasıl ele alındığını hep beraber görelim.

Tecvitli Kur’an Okumak

وَالْاَخْذُ بِالتَّجْوِيدِ حَتْمٌ لاَزِمُ … مَنْ لَمْ يُصَحِّحِ الْقُرَآنَ آثِمُ

Kelimeler:
أَلْاَخْذُ : Almak, حَتْمٌ: Kesin, şart, لاَزِمُ: Gerekli, يُصَحِّحِ: Doğru yapıyor, آثِمُ: Günahkar.
Tercüme:
Kur’an-ı tecvitli okumak, gerekli ve şarttır. Kur’an-ı, doğru, tecvitli okumayan da günahkardır.
Açıklama:
Tecvid “جود” kökünden gelmiş olup bir şeyi güzel yapmak manasına gelmektedir. Masdarı olan “جودة” kelimesi kalite manasına gelmektedir.

Istılah manası ise; Kur’an harflerinin gerek mahreç, gerekse sıfat olarak hakkı verilerek okunmasıdır.

Tecvidin konusu Kur’an-ı Kerim harfleridir.

Kur’an-ı Kerim’i tecvidli okumaktan maksat, onu Hz. Peygamber (s.a.v.)’e indirildiği şekli ile okumak ve hataya meydan vermeden tilavet etmektir.

Hz. Peygamber (s.a.v.)’e indirildiği gibi okumaya gayret göstermek, müslüman, mükellef, akil ve baliğ olan herkesin üzerine bir vecibedir.

Bu konuda gayret göstermeyenler nassın emrine uymamamaları nedeni ile günahkar olurlar. Zira Müzzemmil Suresi’nde Allah (c.c.) şöyle buyurur:

“وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا”

Kur’ân’ı tertîl ile, ağır ağır düşünerek oku.”

Furkan Suresi’ndeki ayette ise Kur’an-ı Kerim’in tertil üzere indirildiği belirtilir.

Kur’ân okurken iyice zihne yerleşmesi ve muhtevasının tesir etmesi için, hızlı değil, harflerin ve kelimelerin hakkı verilerek, tane tane okunmalı ki tertil ve tecvidden kastedilen mana hasıl olsun. Efendimiz (s.a.v.)’in bu şekilde okuduğuna dair sünnet-i seniyyede çok örnekler vardır.

Üzerinde tefekkür etmeden sadece kelimelerini telaffuz ederek okumada hedeflenen fayda hasıl olmaz.

İmam Cezeri en-Neşr adlı eserinde konuyla alakalı şunları kaydeder. “Alimler Kur’an-ı Kerim’i tecvitli okumanın hükmü konusunda ihtilaf etmişlerdir.

Bazıları, farz hükümleri içeren kısımların tecvitli okunmasının vacip olduğunu; bazı alimler ise Kur’an’dan herhangi bir yerinin okunmasında tecvid vaciptir demişlerdir.

Zira zaruret haricinde Kur’an-ı Kerim’in yanlış ve hatalı okunmasına ruhsat verilmemiştir. Bu konuda Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:

“Korunsunlar diye, pürüzsüz Arapça bir Kur’an indirdik.”

Tecvit Günümüze Nasıl Ulaştı?

لِاَنَّهُ بِهِ الْاِلٰهُ أَنْزَلَا … وَهٰكَذَا مِنْهُ إِلَيْنَا وَصَلاَ

Tercüme:
Çünkü Allah (c.c.) Kur’an-ı tecvid ile indirdi. Ve ondan bize kadar da böyle ulaştı.

Açıklama:
Allah (c.c.) Furkan Suresinde “Biz onu tertil üzere indirdik (okuduk).” buyurmaktadır. Yani Kur’an-ı Kerim’i kelamın sahibi olan Allah (c.c.) tecvid ve tertil üzere okumuş, ve peygamberine öyle vahyetmiş ve öğretmiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.)’e de Müzzemmil Süresi’ndeki ayetle öyle okumasını emretmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) aldığı mesajı aynen ümmetine iletmekle vazifelidir.

O da Kur’an-ı Kerim’i tecvidine uygun olarak okumuş ve sahabeye okuduğu gibi öğretmiştir. Sahabe de kendinden sonraki nesle böyle öğretmiş ve bu metod günümüze kadar herhangi bir değişikliğe uğramadan gelmiştir.

Zira Allah’ın bu Kur’an-ı her türlü tahriften koruyacağına dair garantisi vardır.
Abdullah bin Mes’ud bir şahsa Kur’an-ı Kerim okuturken, o şahıs Tevbe suresinin 60. ayetinde geçen “للفقراء” kelimesini uzatmadan okuyunca, Abdullah b. Mes’ud ona: “Allah Rasulü bize böyle okutmadı” demiştir.

Bunun üzerine o şahıs: “Peki size nasıl okuttu” deyince, Abdullah b. Mes’ud ona “للفقراء” kelimesini uzatmasını söylemiştir.

Bu da gösteriyor ki sahabe Hz. Peygamber (s.a.v.)’den nasıl almışlarsa aynen sonraki nesile aktarmışlardır ve günümüze kadar da bu hassasiyet korunmuştur.

Tecvid Kıraatin Süsüdür

وَهُوَ أَيْضاً حِلْيَةُ التِّلاَوَةِ … وَزِينَةُ الأَدَاءِ وَالْقِرَاءَةِ

Tercüme:
Tecvid, aynı zamanda, tilavetin süsü, kıraat ve edanın da ziynetidir.

Açıklama:
Tecvid, Kur’an-ı Kerim’in süsü ve ziynetidir. Kur’an-ı Kerim, Arapça dilinde indirilmiştir.

Arapça konuşulurken kendine ait kurallar içerisinde konuşulur. Mesela (جاء) kelimesi, mazi fiil olup “ o geldi” manasına gelir ve telaffuz edilirken, “cim” harfi “elif” ile beraber iki hareke hemze ise bir hareke miktarı uzatılır.

Buna mukabil (جاء) kelimesi Kur’an-ı Kerim’de geçiyorsa, “cim” “elif” ile beraber iki yerine dört hareke miktarı uzatılarak okunur.

Bu uzatmanın da manaya kattığı ayrı bir güzellik ve ziynet vardır.

Şöyle bir misalle konuyu biraz daha açabiliriz. Mesela Yasin Süresi’ndeki (وَجَاءَ مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَىٰ) ayeti kerimesi şu manaya gelmektedir.

“Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi” Burada geçen (جَاءَ) kelimesi günlük Arapçada, olduğu gibi kısa (2 hareke) okunduğunda, bir kişinin geldiğini basitçe ifade ederken, tecvidine uygun uzun okunduğunda ise, şehrin tâ öte ucundan yani uzak bir mesafeden bir kişinin geldiğini beliğ bir üslupla ifade etmiş ve okumaya ayrı bir süs ve güzellik katmış oluyor.

Onun için tecvitteki med, gunne, iklab, ihfa vb. kurallar Kur’an-ı Kerim kıraatine ayrı bir güzellik ve tatlılık katarlar.

Tecvid ve Harfler

وَهُوَ: إِعْطَاءُ الْحُرُوفِ حَقَّهَا … مِنْ كُلِّ صِفَةٍ وَمُسْتَحَقَّهَا

Tercüme:
Tecvid: Harflere her bir sıfattan hakkını ve müstahakkını (hak ettiğini) vermektir.

Açıklama:
Müellif burada tecvidin tanımını vermektedir. Tecvid, harflerin çıkış yeri ve sıfat olarak hakkının verilerek okunmasıdır.

Yani her harfi nereden çıkması gerekiyorsa tam yerinden çıkarmak ve hangi sıfatları almışsa o sıfatlarla birlikte okumaktır. Bunu yaparken de aşırılıktan ve tekellüften uzak durmak esastır

Tecvit’te Uyum

وَرَدُّ كُلِّ وَاحِدٍ لأَصْلِهِ … وَاللَّفْظُ فِي نَظِيرِهِ كَمِثْلِهِ

Tercüme:
Her bir (harfi) aslına döndürmektir. Lafız, benzeri lafızda aynı telaffuzla okunmalıdır.

Açıklama:
Yukarıda da beyan edildiği gibi tecvitli okumak her harfin asıl mahreç ve sıfatına uygun bir şekilde eda edilmesi demektir. İnce harfleri ince, kalın harfleri ise kalın okumak gibi.

Herhangi bir harfle alakalı kural her yerde aynıdır. Mesela te harfi ince bir harftir. Te harfinin geldiği her yerde ince okunur. Bir başka örnek verecek olursak şöyle diyebiliriz. Cezimli nundan sonra “te” harfi gelirse “nûn” ihfa yapılarak okunur.

Bu genel kaide “انت”kelimesinde geçerli olduğu gibi “ان تك” kelimesinde de geçerlidir.

Tecvid ve Tekellüf

مُكَمِّلاً مِنْ غَيْرِ مَا تَكَلُّفِ … بِاللُّطْفِ فِي النُّطْقِ بِلاَ تَعَسُّفِ

Tercüme:
Tekellüfsüz tastamam, telaffuzda zorlanmaksızın yumuşak okumaktır.

Açıklama:
Kur’an-ı Kerim, tilavet esnasında kendisine yakışır bir hüsn-i eda ile okunmalıdır. O da zorlama olmaksızın yumuşak bir okuyuştur.

Harfler ne kadar zorlanırsa o kadar harflerin tabiatının dışına çıkılmış olur. Bu durumda çıkan ses hem kulağa hoş gelmeyecektir hem de kuralların dışına çıkmak sureti ile yanlış telaffuz edilmiş olacaktır.

Tecvid Uygulamaları

وَلَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ تَرْكِهِ … إِلاَّ رِيَاضَةُ امْرِئٍ بِفَكِّهِ

Tercüme:
Tecvid ile tecvidi terk etme arasındaki fark, ancak kişinin ağzı ile alıştırma yapmasıdır.

Açıklama:
Bir kişinin Kur’an-ı Kerim’i tam tecvid üzere okuması, onu çokça tilavet etmesine bağlıdır. Çokça tekrar kişinin yaptığı egzersiz hükmüne geçer ve ağız alışkanlık kazanır. Alışkanlık kazanan ağız artık kuralları daha kolay bir şekilde uygular.

Şayet bu alışkanlık ve tekrar terk edilirse o zaman ağızda bozulmalar olur ve harfler tam telaffuz edilemeden çıkar ki, bu da tilaveti bozar.

Siz de fikrinizi belirtin